SEDEF HASTALIĞI



ÖZET

Sedef hastalığı, deri üzerinde sedef beyazı renkte pullanmaların görüldüğü kırmızı plaklar biçiminde meydana gelir. Derinin üst katmanı aşırı bir şekilde kalınlaşır. Sedef hastalığı, cilt hücrelerinin çok hızlı bir biçimde yenilenmelerine sebep olan ve özellikle cilt hücrelerinin devamlı olarak oluşturulduğu yerlerde pul pul dökülmeler ve kırmızı plaklar biçiminde kendini gösterir. Sedef hastalığı vücudun herhangi bir bölümünde meydana gelebilir. Cilt üzerinde pembe, kırmızı bir zemin üzerinde yerleşik olan beyaz, irice, parlak ve kuru kepekler görülür. Bu belirtiler 1-2 mm den 30-40 cm ye kadar değişen büyüklükte çok değişik biçimlerde bir ya da birden fazla sayıda olabilir. Alerjik veya mikrobik bir hastalık değildir.

TANIM

Sedef hastalığı, cilt hücreleri yenilenme süresinde hızlı davrandığı için ortaya çıkan kronik bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Cilt hücreleri oldukça hızlı yenilendiğinden dolayı, deride kepeklenmeye ve pullanmaya neden olur. Deride kırmızı plaklar halinde görülen bu hastalık, iltihaplanmaya da yol açar. Sedef hastalığında kepek ve pulların rengi, beyaz ve gümüş rengindedir. Bunlar genellikle kırmızı plaklar üzerinde görülür. Bu plaklar, kanlı ve çatallı bir yapıya sahip olabilir. Sedef hastalığının çeşitleri şunlardır; plak sedef hastalığı, guttat sedef hastalığı, püstüler sedef hastalığı, ters sedef hastalığı, eritrodermik sedef hastalığı, tırnakta sedef hastalığı, kaba sedef hastalığı, sedef romatizması.

NEDENLERİ

Sedef hastalığı; tip 2 diyabet, kalp hastalıkları, artrit, yüksek kan basıncı, obezite, iltihaplı bağırsak gibi bazı hastalıklarla da ilişkili olabilir. Kesin nedeni tam olarak bilinmese de, genetik sebepler hastalığın en önemli sebebi olarak bilinir. Sedef hastalığı, diğer cilt rahatsızlıklarına benzer bir görünüme sahip olduğu için bu hastalığı teşhis etmek bazen zorlaşabilir.

SEMPTOMLAR

Plak sedef hastalığı, sedef hastalığının en yaygın çeşididir. Derinin belli bölümlerini kaplayan kırmızı renkli ve iltihaplı yamalara neden olur. Bu yamaların üzerinde ise sedef yani grimsi renkte pullanmalar ve plakalar vardır. Plak ve pullara ise daha çok diz ve dirseklerde rastlanır. Sedef hastalarının %80’inde plak sedef hastalığı görülür.
Guttat sedef hastalığı, çocukluk çağındaki kişilerde daha yaygın olarak görülür. Ciltte minik, pembe renkli nokta şeklinde lekelere neden olur. Bu noktalar daha çok bacaklarda, kollarda ve gövdede oluşur. Bu lekeler; nadiren kalın ve plak şeklindedir.
Püstüler sedef hastalığı, daha çok erişkinlerde görülür. Beyaz, puslu kabarcıklara, iltihaplı cildin belirli bir bölümüne yayılan kırmızı alanlara neden olur. Lokal olan bu sedef türü genellikle eller ve ayaklar gibi küçük bir alanda görülürken, bazı durumlarda da yayılabilir.
Ters sedef hastalığında yamalar; daha çok koltuk altı, kasık, göğüs ve genital bölgede görülür. Deri kıvrımlarındaki, iltihaplı bu yamalar, çoğunlukla kırmızı renkli ve parlaktır. Vücudun hassas kısımlarına vurur ve sedef hastalığının özellikle rahatsız edici bir şeklidir.
Eritrodermik sedef hastalığı, nadir görülen sedef çeşididir. Genellikle vücudun büyük bir bölümünü kapsar ve yamalar daha çok güneş yanıklarını andırır. Eritrodermik sedef hastaları, kolaylıkla başka bir hastalığa yakalanabilir ve hastaların ateşi sık sık yükselebilir.
Tırnakta sedef hastalığı, tırnakta renk değişimleri ve beyazlamalar şeklinde görülmektedir. Bu durumda kişinin el ya da ayak tırnakları çukurlaşarak kalınlaşmaya başlar. Hatta tırnakta sedef hastalığı ilerlediği zamana tırnak üzerinde pullu yapılar meydana gelir.
Kaba sedef hastalığı, vulgar sedef hastalığı olarak bilinir. Cilt üzerinde büyükçe çıkan kırmızı plaklar olarak görünür. Cildin bu tabakanın altında kolayca yaralanma ve kanama tehlikesi vardır. Plak sedef hastalığının ilerlemiş halidir.
Sedef romatizması, sedef hastalığından etkilenen deri alanlarında kan damarlarının genişlemesi ve kan akışının artmasına denir. Böylelikle etkilenen bölgeler iltihaplanır. Tendon ve bağların kemikler üzerine tutunduğu noktalarda hassasiyete neden olabilir. ‘Entezit’ diye adlandırılan bu durum, topuk, ayak tabanı, ayağın arka kısmında, dizin ön kısmı, dirsek etrafında veya diğer alanlarda ağrıya neden olabilir. Entezit, sedef romatizmasının karakteristik özelliklerinden biridir.

TEŞHİS

Sindirim sistemi ne kadar istikrarlı olsa da hastalıklara karşı olan direnci genel olarak insana aittir. Herbalist İsmail Yıldız, sağlıklı bağırsak florası ile insan sağlığı arasındaki bağlantıyı “Sağlık Bağırsakta Başlar” olarak tanımladı. Alerjik reaksiyonlar düşük mide asidi ile ilişkilidir. Mide asidinin düşük olması birçok yabancı proteinin bu yetersizlikle kan dolaşımına girmesi demektir. Mide asidini dengelemek için C vitamini çok önemlidir. Dikkat edilmesi gereken diğer husus ise mide asidinin fazla olmasının da bağırsak hastalıklarına yol açabilmesidir. Sedef hastalığının nedenleri bağırsakta olabilir. Mide asidinin az veya fazla olması bağırsaktaki emilim sürecine zarar verebilir. Aynı şekilde diğer hususlar arsenik zehirlenmesi, sızıntılı bağırsak sendromu ve bağırsak delikleridir. Arsenik zehirlenmesi veya arseniğin vücutta aşırı birikmesi bağırsakta toksik oluşturabilir. Arsenik zehirlenmesi hücre enerji metabolizmasını bozarak DNA’ya zarar verir. Buna bağlı olarak sedef hastalığına neden olabilir. Yapılan araştırmalara göre sızıntılı bağırsak sendromu veya bağırsak delikleri olan kişilerin sedef hastalığına daha yatkın olduğunu göstermiştir. Bağırsak delikleri, kan dolaşımında daha fazla toksin ve gıda antijeni oluşturur. Buda alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Cilt ise reaksiyonu sedef hastalığı gibi deri hastalıklarıyla verebilir. Sızıntılı bağırsak sendromu ise gıda intoleransından ve bağırsak florasını bozduğu için bağırsak mukozasının kronik iltihabından kaynaklanır. Buna genellikle patolojik mikroplar ve bağırsağın mantar enfeksiyonu eşlik eder. Bu hastalıklara cildin reaksiyonu ise sedef hastalığı olabilir.

DİYET

Bir anti-inflamatuar diyet, bağırsak astarını yenilemek için probiyotik almaya ek olarak yardımcı olur. Buna ek olarak glutamin eksiliği bağırsak mukozasını zayıflatabilir. Bağırsak mukozası, bağırsağın korunmasıyla doğrudan bağlantılıdır. Glutamin içeren besinleri tüketmek sağlıklı bir bağırsak için idealdir. Çünkü sağlıklı bir bağırsak, organizmayı zehirden ve iltihaplanma süreçlerinden korur. Buda sedef hastalığını yok edebilir.
Sedef hastalığı için terapötik diyet çok önemlidir çünkü organizmanın alkalin seviyesini yaklaşık %70-80 ve asiditesini %20-30 seviyesinde tutmalıdır.
Diyette en az %70-80 oranında tüketilmesi gereken ve alkalin oluşturan bir grup besin şunlardır:

  • Taze, kurutulmuş veya haşlanmış meyveler; kayısı, hurma, kiraz, üzüm, incir, limon, greyfurt, mango, ıhlamur, nektarin, papaya, portakal, şeftali, küçük erik, ananas, üzüm, kivi
  • Taze sebze ve sebze suları; havuç, pancar, kereviz, maydanoz, marul, soğan, tere, sarımsak, lahana, brokoli, kuşkonmaz, ıspanak, tatlı patates, girit kabağı, bal kabağı
  • Taze meyve ve meyve suları; armut, üzüm, kayısı, mango, papaya, greyfurt, ananas, narenciye
  • Lesitin içeren besinler; alkali değeri yüksek maden suları, alkali değeri yüksek temiz su

Diyette en fazla %20-30 oranı kadar tüketilecek besin grubu şunlardır:

  • Tahıl ve tahıl ürünleri; yulaf, buğday, arpa, çavdar, karabuğday, esmer pirinç, siyah pirinç, kepekli un, kepek ekmeği, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, karabuğday ekmeği, beyaz undan yapılmamış makarna
  • Tohumlar; susam tohumu, kabak tohumu, keten tohumu, ayçiçeği tohumu
  • Balık buğulama veya haşlama; lüfer, ton balığı, uskumru, morina, mezgit, pisi balığı, somon, levrek, sardalya, mersin balığı, dil balığı, kılıç balığı, alabalık
  • Kanatlı eti; hindi, tavuk, keklik
  • Az yağlı kuzu eti; kişi başına 100 gramdan fazla olmamak kaydı ile tüketilmelidir ve kesinlikle nişasta ürünleri ile birlikte kullanılmamalıdır.
  • Düşük yağlı süt ürünleri; yağsız süt, soya sütü, badem sütü, keçi sütü, yağsız süt tozu, tuzsuz az yağlı peynir, tuzsuz beyaz peynir, yoğurt, kefir
  • Haşlanmış veya rafadan yumurta; haftada en fazla 4 adet
  • Günde 3 kere 1 çay kaşığından fazla olmamak kaydı ile bitkisel yağlar; kanola yağı, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısır yağı, soya yağı, pamuk yağı, badem yağı

ZARARLI BESİNLER

  • Sebzeler; ravent, bakliyat, büyük bal kabağı, brüksel lahanası, bezelye, mercimek, mantar, mısır
  • Meyveler; avokado, kızılcık, kuş üzümü, erik, iri kuru erik
  • Kuruyemişler; badem ve fındık
  • Kahve; Günde 3 bardaktan fazla tüketilmemelidir.
  • Tütün; Sayısını azaltabilir ya da tamamen bırakmanızı öneririz.

Bu tür ürünleri kesinlikle tüketmeyin:

  • Sebzeler; domates, biber, patates, patlıcan
  • Yüksek miktarda bu maddeleri içeren besinler; protein, nişasta, şeker, yağ, sirke, yapay katkı maddeleri, koruyucu, gıda boyası
  • Alkol; tamamen bırakmanızı öneriyoruz.
  • Meyveler; çilek, yaban mersini
  • Balık, kabuklular, yumuşakçalar; ringa, hamsi, havyar, somon, ıstakoz, yengeç, karides, istiridye, midye, kalamar, deniztarağı
  • Kanatlı ve kanatlı ürünleri; kaz, ördek, tavuk derisi, füme
  • Et ve et ürünleri; sığır, dana, sosis, sucuk, hamburger, jambon, sakatat, salam, füme
  • Yağlı süt ürünleri, mayalı ürünler, palmiye yağı içeren ürünler, hindistan cevizi, baharatlar

Bu ürünler metilksanitler içerir. Çeşitli boşluklarda sıvı salgılanmasının uyarıcılarıdır ve bu skar dokusunun büyümesine katkıda bulunur. Ayrıca maya alımını sınırlayın. Kanser hücrelerinin büyümesini tetikler.

TEDAVİ

Bize Ulaşın !

Sorularınız için bize ulaşın.